Ne Değişti?

Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanunun 19. maddesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesi yürürlükten kaldırıldı.

Bu değişiklik, alacağının tam miktarını dava açarken bilemeyen işçileri doğrudan etkiliyor. Başlıca yenilikler şunlardır:

  • 31 Temmuz 2026’dan itibaren belirsiz alacak davası açılamaz.
  • Kısmi davada talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere ve iddianın genişletilmesi yasağına takılmadan tahkikatın sonuna kadar artırılabilir; artırılan kısım için de zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır (HMK m. 109/4).
  • Bu tarihten önce açılmış belirsiz alacak davaları, kaldırılan 107. madde hükümlerine göre görülmeye devam eder.
  • Duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç aydan uzun olamaz (HMK m. 147/3).

Belirsiz Alacak Davası Neydi ve İşçiler İçin Neden Önemliydi?

Belirsiz alacak davası, alacağın miktarını veya değerini dava açarken tam ve kesin olarak belirlemenin beklenemediği ya da imkânsız olduğu durumlarda başvurulan bir dava türüydü. Davacı, alacağın asgari bir miktarını göstererek dava açabiliyor; deliller toplandıktan ve özellikle bilirkişi raporu alındıktan sonra talebini artırabiliyordu.

İşçilik alacaklarında bu dava türü sıkça kullanılıyordu. Fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti gibi alacakların hesabı; puantaj kayıtları, tanık beyanları ve bilirkişi incelemesi olmadan çoğu zaman yapılamaz. Belirsiz alacak davası, işçinin bu hesabı dava açarken yapmak zorunda kalmadan hakkını koruyabilmesini sağlıyordu. Uygulamada hangi alacakların gerçekten belirsiz sayılacağı Yargıtay kararlarında da tartışmalıydı.

Artık Hangi Yol İzlenecek? Kısmi Dava ve HMK 109/4

Belirsiz alacak davasının kaldırılmasıyla birlikte, miktarı dava açarken netleştirilemeyen işçilik alacakları için öne çıkan yol kısmi davadır. Kısmi davada alacağın yalnızca bir bölümü dava edilir. 7589 sayılı Kanunla HMK’nın 109. maddesine eklenen dördüncü fıkra, kısmi davayı belirsiz alacak davasının sağladığı imkâna yaklaştırmıştır:

  • Talep, aynı davada yalnızca bir defa artırılabilir.
  • Artırma, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir; bu nedenle bilirkişi raporu alındıktan sonra yapılması mümkündür.
  • Artırma için iddianın genişletilmesi yasağı uygulanmaz; ıslah yoluna gidilmesine gerek kalmaz.
  • Artırılan kısım bakımından zamanaşımı, dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Böylece dava sürerken zamanaşımı süresi dolsa bile artırılan alacak zamanaşımına uğramış sayılmaz.

Kısmi davanın her durumda açılamayacağını da belirtmek gerekir: HMK’nın 109. maddesinin ikinci fıkrasına göre talep konusunun miktarı taraflar arasında tartışmasız veya açık bir şekilde belirli ise kısmi dava açılamaz. Ayrıca uygulamada, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunun açıkça belirtilmesi önerilir. Islah yolu ise yürürlükte olmakla birlikte, ıslahla artırılan kısım bakımından zamanaşımı itirazı gündeme gelebileceğinden kısmi davadaki yeni artırma imkânı işçi açısından daha güvenli bir seçenektir.

Önceden Açılmış Belirsiz Alacak Davaları Ne Olacak?

7589 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin onuncu fıkrasına göre kaldırılan 107. madde, yürürlükten kaldırılma tarihinden önce açılmış davalar bakımından uygulanmaya devam eder. Dolayısıyla 31 Temmuz 2026’dan önce açılmış bir belirsiz alacak davanız varsa dava, eski hükümlere göre görülür ve talebinizi bu hükümler çerçevesinde artırabilirsiniz.

Henüz dava açmadıysanız ya da arabuluculuk aşamasındaysanız, davanızın yeni düzenlemeye göre kısmi dava veya tam miktar üzerinden açılması gerekecektir. Bu nedenle dava stratejisinin dava açılmadan önce belirlenmesi önemlidir.

Dava Öncesi Zorunlu Arabuluculuk

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesine göre kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamazsa, son tutanakla birlikte dava açılabilir.

  • Arabuluculuk başvurusunda talep edilecek tüm alacak kalemlerini açıkça belirtin; tutanakta yer almayan kalemler bakımından dava şartı eksikliği gündeme gelebilir.
  • Arabulucuya başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.
  • Arabuluculukta imzalanan anlaşma belgesi, üzerinde anlaşılan konular bakımından tarafları bağlar; imzalamadan önce hesaplamaların doğruluğunu kontrol edin.

İşçi Alacaklarında Zamanaşımı Süreleri

Belirsiz alacak davasının kaldırılmasıyla zamanaşımı sürelerinin takibi daha da önem kazanmıştır. Başlıca işçilik alacakları için zamanaşımı süreleri şöyledir:

  • Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötü niyet tazminatı gibi iş sözleşmesinin sona ermesine bağlı tazminatlar ile yıllık izin ücreti: iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 5 yıl.
  • Ücret, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretleri: her bir alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren 5 yıl.
  • Arabuluculuk süresince zamanaşımı durur; ancak bu süre dışında geçen zaman hesaba katılır. Özellikle fazla çalışma gibi dönemsel alacaklarda her ay ayrı bir zamanaşımı süresinin işlediği unutulmamalıdır.

Dava Açmadan Önce Hazırlanması Gereken Belgeler

Alacağın miktarını dava açarken olabildiğince doğru belirleyebilmek için aşağıdaki belgelerin önceden toplanması faydalıdır:

  • İş sözleşmesi ve varsa ek protokoller
  • Ücret bordroları ve maaşın yatırıldığı banka hesap dökümleri
  • SGK hizmet dökümü
  • Puantaj, giriş-çıkış veya vardiya kayıtları
  • Fesih bildirimi, ihtarname ve işverenle yapılan yazışmalar
  • Çalışma saatlerini ve görevleri gösteren e-posta, mesaj veya görev kayıtları
  • Çalışma koşullarına tanıklık edebilecek kişilerin bilgileri

Diğer Değişiklikler: Kanuni Faiz ve Duruşma Aralıkları

Aynı Kanunla 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 1. maddesi de değiştirildi. Sözleşmede belirlenmemişse kanuni faiz artık Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden hesaplanıyor. Bu değişiklik, işçilik alacaklarına işletilen kanuni faizi de etkileyebilir.

Ayrıca HMK’nın 147. maddesine eklenen fıkrayla duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak üç ayı geçemeyeceği düzenlendi. Bilirkişi incelemesinin uzaması gibi zorunlu hâllerde hâkim, gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilir. Bu düzenlemenin iş davalarının daha hızlı sonuçlanmasına katkı sağlaması beklenmektedir.

Sonuç

Belirsiz alacak davasının kaldırılması, işçilik alacaklarında dava açma stratejisini değiştirmiştir. Yeni dönemde kısmi dava ve HMK’nın 109. maddesinin dördüncü fıkrasındaki artırma imkânı öne çıkmaktadır; ancak bu imkânın tek seferlik olduğu ve tahkikatın sonuna kadar kullanılması gerektiği unutulmamalıdır.

İşten ayrıldıysanız veya alacaklarınızın ödenmediğini düşünüyorsanız, zamanaşımı sürelerini kaçırmadan belgelerinizi toplamanız ve arabuluculuk başvurusundan önce alacak kalemlerinizi doğru belirlemeniz önemlidir. Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için bir avukattan hukuki destek alabilirsiniz.